Ateşin düştüğü yer: Konya-Taşkent-Balcılar
06 Ağustos 2008, ITDp yazdı.
Geçtiğimiz hafta tüm Türkiye güne acı bir haberle uyandı. Konya’nın Taşkent ilçesine bağlı Balcılar beldesinde bulunan bir öğrenci yurdunda tüp patlaması olmuştu; 18 genç kızımız can vermişti.
Kimse Yok Mu gönüllüleri bu haberi duyar duymaz çocuklarını kaybeden, yüreği yaralı belde halkına desteklerini ulaştırmak için harekete geçtiler.
Bölgede bulunan resmi kurumlardan çocukların ve ailelerinin ayrıntılı bilgileri istendi.
80. Yıl İlköğretim Okulu Müdürü Ömer Müslim Durmuş, bazıları talebesi olan ve enkazdan kiminin cansız bedenini, kimini yaralı olarak çıkardığı öğrencilerinin adlarının yer aldığı listeyi derneğimize ulaştırdı.
Acılı ailelere “çam sakızı, çoban armağanı” cinsinden hediye paketleri hazırlandı ve yola çıkıldı.
Çoğunluğu gönüllülerden oluşan grupla sabah erken saatlerde ateşin düştüğü yer: Balcılar Beldesi’ne ulaştık.
Geçit vermez dağların arasındaki bu küçük beldeye sanki o sabah bomba düşmüş gibiydi.
Neredeyse her bir kaç evden birinde ya yaralı vardı ya da cenaze çıkmıştı. Bazı ailelerde evin 2 kızından biri ölmüş, biri hastanede tedavi görüyordu.
İlk uğradığımız ailelerden Gökdemir ailesinin kızı Teslime vefat etmişti patlamada. Anne Ayşe Gökdemir kapıdan girer girmez gönüllülerimize sarılıp: “eller bile kalktı geldi de kuzum gelmedi. ” diye ağıtlar yaka yaka ağladı.
Vefat eden Şerife Göktaş’ın ablası Fatma, yaralı olarak kurtulmuştu patlamadan; bizi yattığı yatakta karşıladı. Ellerinde, yüzünde ve ayağında yanıklar bulunan Fatma; Kardeşinin yokluğuna alışmasının çok zor olacağını söyledi.
Köyde yaşanan bu acının köy halkını birbirine daha da yaklaştırdığını; cenazesi olan ailelerin birbirlerine taziyeye gittiklerini, yaralılarının pansumana gitmesinde destek olduklarını anlatan Fatma ve annesi sabır ve metanetleriyle bizleri kendilerine hayran bıraktılar.
Aynı zamanda tutuklanan yurt yöneticisinin de kızı olan Fatma; daha kız kardeşi toprağa verilir verilmez tutuklanan babasının durumuna çok üzüldüklerini, ancak er-geç adaletin yerini bulacağını, sabırla sonucu bekleyeceklerini sözlerine ekledi.
Bir başka aileye uğradığımızda bizi suskun bir baba karşıladı. Kendisi de Kıbrıs gazisi olan Mustafa Özçölmekçi, bu sene 8. sınıftan mezun olan kızı Hatice Özçölmekçi’yi toprağa verdiği günden beri adeta suskunluğa bürünmüş.
Abla Ümmü Özçölmekçi her gün kardeşinin kabrine gittiğini, ona çok sevdiği Kur’anı bol bol okuduğunu söyledi. Gözü yaşlı anne: “yurdun yapıldığı tepeye bakamıyorum, ama kızımın öldüğünü de kabullenemiyorum; sanki her an çıkıp geliverecek gibi” derken sağ kurtulan kızı Ümmü’ye sarılarak gözyaşlarına boğuldu.
Bu elim faciada kızı Şehrinaz’ı kaybeden muhtar İbrahim Avcı’nın, medyaya yaptığı açıklamalardan tanıdığımız yaralı kurtulan kızı Merve’ye : “bu bize Allah’ın hediyesidir” diyerek sıkı sıkı sarılışı gönüllülerimizi ağlattı.
Vefat eden çocuklardan Leyla Semercinin annesi Cennet Hanım’ın anlattıkları ise herkesi ağlattı. Bir gün önce kızı ile görüşen anne ona eve dönmesini söylemiş. Leyla; “anne, gelemem, daha çok öğreneceğim şey var” demiş. Ertesi sabah ise patlama olmuş.
Dernek gönüllü ve yetkililerinin ziyaret edip taziyelerini ilettiği ailelerden şikayet, isyan ya da kahır değil; tevekkül ve metanet manzaraları yansıyordu.
Medyanın dinlemeden, gelip görmeden masa başı haber yaptığından şikayet eden aileler, istenirse medyaya her türlü açıklamayı yapmaya hazır olduklarını aracılığımız ile ilettiler.
Ziyaret edilen ailelerin sosyal incelemeleri de yapılarak ihtiyaçları tespit edildi. Kendilerine en kısa zamanda ihtiyaç duyulan her türlü malzemenin ulaştırılması için Konya Şube olarak seferber olunacak.
Ayşe Yiğit- Konya Şube Gönüllüsü
Bugün hayata veda ettiğimizi düşünsek, çok önem verdiğimiz ailemiz, çevremiz, sahip olduğumuz eşyalar bizden sonra nasıl değişir acaba? Cevabı kendi dünyamızda aramayı birkaç dakika erteleyip Kimse Yok Mu Derneği’nin gönüllü komisyonlarından sorumlu Dr. Figen Es’e kulak verelim.
Bu blog sayfasına girdiğinize göre, “kimse yok mu” sorusu sizin için de birşeyler ifade ediyor. Haydi öyleyse! “Kimse yok mu” ne demek, bu soruyu duyduğunuzda aklına neler geliyor, paylaşalım. Dünyanın her yerinde “kimse yok mu”� diyenlerin olduğunu hatırlayıp, bu soruya birlikte cevap olalım.